14 Ekim 2014 Salı

Blog sitesi denen bu sistemi ilk olarak 2004 yılında duymuştum. Ne olduğunu, hangi amaca hizmet ettiğini halâ bilmesem de maksat yazı yazmak olsun diye yaptım bir blog sitesi. :) Okuyanlarla bilgi paylaşımı yapmak için başladım yazmaya. Bir gün blog hazırlayacağım daha iki saat öncesine kadar hiç aklımdan geçmezdi. 

Bu blogda organizasyon sektörü, yaptığım işler ve başta sihirbazlık olmak üzere diğer sanat dalları hakkında yazılar yayınlamayı düşünüyorum. Aslında birkaç tane internet sitem olsa da burada farklı şeyler yazmayı deneyeceğim. Sitelerime konu bakımından uymayan yazılarımı burada yayınlayacağım.

1999 yılında sihirbazlığa, başladım. Bu güne kadar pek çok yer gezdim. Sadece bu sene 9 faklı şehire gittim. Bazı yerlere defalarca gittim. 15 senede Toplamda 50 - 55 şehir gezdiğimi düşünüyorum. Yakında bir çetele tutmaya başlayacağım. :)

Gezdiğim şehirlerde farklı etkinliklere katılarak pek çok şey gördüm, öğrendim. Sayısız arkadaşım ve çok geniş bir çevrem oldu. Bu bilgiyi ve çevreyi kullanarak 2014 yılının başında ise organizasyon işlerine başladım. 

Pek çok şirketin düşündüğünün aksine bir tutum segilemeyi kendime ilke edindim. Ucuz iş yaparak değil, kaliteli işler yaparak müşteri memnuniyetini arttırmak ve bu sayede işlerimi çoğaltmak gibi haince planlarımı hayata geçiriyorum.

Tabiki bu sektör çok geniş. Tanıdığım ve tanımadığım pek çok kişi bu işi yapıyor. İnsanlar bu sektörden birisi ile yaşadığı kötü bir anısını tüm sektöre mal ediyor. İşte bu yüzden müşteriye yalan söylemek, yapamayacağın işlere girişmek, işi bilmeyen insanlarla çalışmak ve en önemlisi müşterinin güvenini sarsacak konuşma ve davranışlar sergilemek bu meslekte yapılacak en büyük hataların başlıcaları. Tabi ki hatasız kul olmaz. Demek istediğim bu hataları bile bile yapmamak gerek.


Dediğim gibi çok geniş bir sektör, bu sayede insanların farklı seçenekleri oluyor. Bana göre organizatör müşteriye diğerlerinden farklı olduğunu anlatmamalı, hissettirmeli. İşte o zaman işte ufak pürüzler çıksa bile müşteri bunu görmemezlikten gelebiliyor. İnsanlarla iletişimin çok iyi olması gerek. Leb demeden leblebiyi anlamasın yani. :)
DİĞER İNTERNET SİTELERİM DEKİ YAZILARIMI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN